Varsayılanların Gücü Adına

Varsayılan kelimesi, “default”tan Türkçeleştirilmiştir. Türkçeleştirilmiş kelimelerden en sevdiğim büyük ihtimalle budur. Bir diğeri de “salt okunur” (read-only). Çoğu terimi Türkçe’ye kazandırırken müthiş işler çıkartılmış.

“Çok oturgaçlı götürgeç” örneğini gösterip hani nerede müthiş iş diyen olacaktır illa ki; ama üzülerek belirteyim ki bu bir şehir efsanesi. Çok oturgaçlı götürgeç diye bir Türkçeleştirme yok.

Türkçeleştirme çalışmalarına yaptığım övgüyü bitirdiğime göre konumuza geçebiliriz; tasarımda varsayılan kararları!

Varsayılan (default) dediğimiz şey aslında her yerde aynıdır. Ürünün, kullanıcı ile buluştuğu o ilk andaki halidir. Fabrika çıkışıdır… Tabi kullanıcı deneyimi tasarımında da bazı varsayılan haller vardır, her şeyde olduğu gibi. Belki kullanıcı ya da sokaktaki vatandaş için varsayılanlar çok önemli bir detay olarak görülmeyebilir, görmezden gelinebilir; ama bizim işimiz onlar için varsayılanların görünmez olmaya devam ederken işlerini de kolaylaştırması.

Görünmez olması ile varsayılanlar aslında muhteşem de bir güce sahiptir. Tabi gerisinde de tasarımcı.

Varsayılan nedir ve gücünü nereden alır?

Varsayılan, aslında Türkçe karşılığından da birebir olarak algılayabileceğimiz gibi, kullanıcının davranacağını varsaydığımız şeydir. “Aşağı açılan menü” (dropdown)’deki seçeneklerden, seçeceğini düşündüğümüzü varsayılan olarak seçili getirmek örneğin.

Bu noktada varsayılan gücünü tabi ki kullanıcıdan ve kullanıcının hız ihtiyacından alır. Eğer yukarıda verdiğim örneği düşünürsek, kullanıcıların %95'i dört seçenekten ilkini seçiyorsa varsayılan olarak ilk seçeneği seçili olarak getirmeniz kullanıcının hızını artıracak bir hamle olacaktır ve varsayılan’ın gücü açığa çıkacak ve form doldurma işlemi daha zahmetsiz ve hızlı bir hale gelecektir. Tabi bu güç yanlış ellerde bir felakete de dönüşebilir. Yanlış ellerden kastım, eğer kullanıcıların genellikle seçmediği bir varsayılanınız varsa formunuz tam tersine bir sonuç çıkartacaktır. Çünkü kullanıcılar zaten seçim yapılmış bir yeri atlamaya meyillidirler. Zaten bir değer olduğu için, büyük bir oranda, orayı tekrar okumak ve başka bir seçim yapmak zahmetine girmeyeceklerdir. Görüldüğü üzere aslında varsayılanın gücü, onun aslında en zayıf noktasıdır da.

Birkaç öneri.

Varsayılanları kullanmak için bir çok yer bulacaksınız. Belki de birazdan sıralayacağım örneklere eklenecek başka yerler de vardır; fakat ben mümkün olduğunca fazla örnek vermeye çalışacağım.

Coğrafi konuma göre, ülkeyi/şehri önceden seçili getirebilirsiniz. Eğer, bir şekilde kullanıcının lokasyonunu belirleyebiliyorsanız bunu kullanın. Kullanıcının lokasyonu Kadıköy olarak algılandıysa, şehri varsayılan olarak İstanbul olarak getirebilirsiniz.

Bu örnekteki gibi bir bilet sorgulama/satın alma formu tasarladığınızı hayal edin. Eğer kullanıcınızın lokasyon bilgisine sahipseniz, ona en yakın havaalanını varsayılan olarak getirebilirsiniz.

Varsayılanlar kullanıcının işini kolaylaştırıyor olabilir, tabi bunu yaparken o varsayılan seçeneğin herkesçe kullanılmayacağını da unutmamalısınız. O yüzden varsayılan seçeneklerin kolayca değiştirilebiliyor olması da gerekiyor. Yani konum bazlı bir değer veriyor olabilirsiniz; ama kullanıcı sizinle konumunu paylaşmak istemiyor olabilir. Bu durumda da ona farklı bir seçenek sunmalısınız ve tabi o seçenek de yine kullanıcının işini kolaylaştırıyor olmalı.

Üye olma, mail listesine kaydolma, rıza metni onaylaması gerektiği gibi kullanıcının özellikle dikkat etmesi gereken alanlar varsa bunlar için varsayılan kullanmayın!

Varsayılan Ayarlar (Default Settings)

Facebook’un yaptığı bir çalışmada kullanıcıların özellikle gizlilik ayarlarıyla ilgili kafalarının karıştığı ortaya çıkmış. Bu noktada kullanıcılar varsayılan seçeneklerin kendileri için en iyi olduğunu, daha fazla gizlilik için Facebook’un kendilerine yardımcı olduklarını düşünüyorlarmış. Bunun doğru olup olmadığını tartışmayacağım; ama kullanıcıların sadece %5'inin varsayılan ayarları değiştirdiğini gösteren çalışmalar da mevcut.

Bu noktada sizin de buna göre hareket etmeniz gerekir ve bu aynı zamanda “etik tasarım” konusuna da dahil olur. Kullanıcıların sadece %5'inin varsayılan ayarları değiştiriyor olmasını ne amaçla kullanacaksınız? Kendi lehinize mi, kullanıcının lehine mi? Bu noktada benim tavsiyem kullanıcı lehine olmak. Örneğin metin düzenleme uygulamasında (word, google dökümanlar, pages) varsayılan olarak otomatik kaydetmeyi getirebilirsiniz. Bu kullanıcılar için yararlı bir varsayılan olacaktır.

Örnekler çoğaltılabilir; ancak bitirmek istiyorum.

Sonuç olarak;

İnsanlar varsayılan değerleri değiştirmemeye meyillidirler. Bu davranışı hem sizin yararınıza hem de kullanıcının yararına kullanmalısınız. Varsayılanın gücünü kendi gücünüz haline getirmeniz ve kullanıcının işini hızlandırmayı, onu doğru yönlendirmeyi sağlayabilirisiniz.

Okuma için teşekkürler.

--

--

--

Senior User Experience Designer at Arçelik selcukavci.com

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Selçuk Avcı

Selçuk Avcı

Senior User Experience Designer at Arçelik selcukavci.com

More from Medium

THE UX OF YELLOW-WEEK 5

Takram (Pt. 2) | Macro UX

3 Types Of Brand Architecture

Using the Design Sprint methodology for the first time.